Kızamık vakalarında artış: Uzmanından “aşı” uyarısı!

Dünyanın çeşitli yerlerinde, uzun yıllar sonra ilk kez görülen çok sayıdaki kızamık vakaları ve ölümler alarm veriyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, “Pandemi sonrası tüm çocukluk çağı aşılarında gerileme yaşandı ve kızamık özelinde konuşursak bu durumdan kızamık aşı programı da etkilendi” dedi.

Hürriyet’ten Selin Irmak Kaçmaz‘a konuşan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, “Kızamık aşısının ilk kullanıma başlandığı 1963 yılından günümüze kadar tüm dünyada kızamık olgu sayısı ve kızamığa bağlı ölümlerde ciddi düşüş oldu” diyerek aşının önemine dikkati çekti.

“Tablo biraz karamsar”

Pandemi sonrası tüm çocukluk çağı aşılarında gerileme yaşandı ve kızamık özelinde konuşursak bu durumdan kızamık aşı programı da etkilendi” sözlerinin altını çizen Ertuğrul, şu ifadeleri kullandı:

“Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşı öncesi dönemde her yıl dünyada tahmini 2,5 milyon çocuk kızamık nedeniyle yaşamını yitiriyordu. Bu sayı şimdi neredeyse 100 bine düşmüş durumda. Ancak pandemi öncesi ve sonrası dönem karşılaştırıldığında ne yazık ki tablo biraz karamsar.

Örneğin 2019 yılında tüm dünyada 1. doz kızamık aşı oranı yaklaşık %85 düzeyinde iken pandemiden hemen sonra 2021 yılında bu oran %80 düzeyine geriledi. Yine pandemi öncesi yıllık ölüm sayıları 90-100 bin civarında ve azalma eğiliminde iken Dünya Sağlık Örgütü 2023 yılında dünyada 136 bin civarında ölüm olduğunu bildirdi ve bu olguların %95’i aşısızdı.”

“2019 yılında sıçrama yaptı”

Kızamık aşısı ülkemizde 1970 yılında aşı programına alındı ve özellikle pandemi öncesi ilk doz aşılama oranları %97 civarına çıktı, neredeyse toplumsal bağışıklık düzeylerine erişildi” ifadelerini kullanan Ertuğrul sözlerini şöyle sürdürdü:

“Olguların analizlerine baktığımızda kızamık geçiren çocukların ya aşısız ya da eksik aşılı olduğu dikkati çekiyor. Ayrıca bu olgu sayılarının 2019 yılından sonra sıçrama yaparak artmaya başlaması sorunun sadece aşı kapsama oranı olmadığını ayrıca ülkemize gelen kontrolsüz göçlerin de bu artışa katkısı olabileceğini düşündürüyor.”