Japonya, boşanma sürecindeki velayet sorunlarını çözmek amacıyla dikkat çekici bir düzenlemeyi 1 Nisan itibarıyla hayata geçirdi. Yeni uygulama ile boşanan ebeveynlerin çocuklarının velayeti, “ortak” olarak paylaşılacak. Bu değişiklik, boşanma sonrası yaşanan velayet anlaşmazlıklarına farklı bir bakış açısı getiriyor. Ancak, yeni düzenlemeye yönelik destek ve eleştiriler de gündemde.
Boşanma kararı alan çiftlerin en büyük tartışma konularından biri olan çocukların velayeti, genellikle mahkemelerde uzun süren davalara neden olabiliyor. Japonya, bu sorunu çözmek için Medeni Kanun’da yaptığı değişiklikle, boşanma sonrası çocuğun velayetinin ebeveynler arasında ortak olarak paylaşılmasına olanak tanıdı. Yeni yasa, boşanma sürecindeki ebeveynlere ortak veya tek velayet konusunda anlaşma imkanı sunuyor. Ayrıca, 1 Nisan’dan önce boşanan çiftler de mevcut düzenlemeyi değiştirmek için mahkemeye başvurabiliyor.
Önceki sistemde, boşanma sonrası çocukların velayeti sadece bir ebeveynin üzerine kaydediliyordu. Diğer ebeveynin çocukla iletişim kurması ise genellikle iyi niyete veya mahkemenin önerdiği görüşme düzenlemelerine bağlı kalmaktaydı. South China Morning Post’un haberine göre, yeni yasayı destekleyenler, ortak velayetin çocukların her iki ebeveynle de anlamlı ilişkiler sürdürmesini kolaylaştırdığına inanıyor. Mainichi gazetesinde yayımlanan bir ankette, katılımcıların yüzde 53’ü bu değişiklikleri desteklerken, yalnızca yüzde 10’u karşı çıktı.
Ancak Japonya’daki yeni düzenleme, tartışmaları da beraberinde getirdi. Ortak velayet düzenlemesine yönelik eleştiriler, çatışmalı boşanma süreçlerinin daha karmaşık hale geleceği ve düzenlemenin çocukların en iyi çıkarlarını korumayacağı yönünde. Tokyo’daki Nihonbashi Sakura Hukuk Bürosu’ndan aile hukuku uzmanı Akira Ueno, ortak ebeveynlik planının zorunlu hale getirilmeden bu düzenlemenin başarıyla uygulanamayacağını ifade etti. Ueno, yasal değişiklikten büyük umutlar bekleyen müvekkillerinin, düzenlemenin yalnızca yüzeysel bir değişiklik olduğunu düşündüğünü belirtti. Ayrıca, bir tarafın çocukla olan temasını engellemeye kararlı olduğu durumlarda yeni yasanın gerçek bir ilerleme sağlamakta yetersiz kaldığı vurgulanıyor.
Diğer taraftan, Avrupa Birliği daha önce Japonya’nın boşanma sonrası ebeveynlik yaklaşımını eleştirmiş ve Tokyo’yu uluslararası velayet kararlarını uygulamamakla, de facto çocuk kaçırmaya göz yummakla suçlamıştı. Japonya’daki aile mahkemelerinde yabancı ebeveynlerin karşılaştığı zorluklar da dikkat çekici; mahkemeler çoğu zaman yabancı mahkeme kararlarını veya uluslararası hukuku göz ardı ederek, Japon ebeveynlerin lehine kararlar veriyor.